DEVRİMCİ DEMOKRATİK KAMUOYUNA

Devrimci Karargah'lı yoldaşlarımıza, özgürlük, devrim ve sosyalizm için birlikte kavgaya hoşgeldiniz diyoruz.

Devrimci Karargah oportünizmden ve düzen solundan devrimci bir kopuş hamlesidir. Bunu eylemleriyle ve kurucu önderi Orhan Yılmazkaya bir yaşam manifestosuyla hayata geçirmiş ve Türkiye devrim mücadelesine önemli bir miras bırakmıştır. Düzen ve işbirlikçilerinin yoğun saldırısına maruz kalmış fakat sınırlı güçleriyle devrimci savaş alanlarında mevzi tutmaktan bir an bile geri durmamıştır. Bu doğrultuda faşist IŞİD çetelerini bozguna uğratan enternasyonalist devrimciler cephesinde de yerini almıştır. Bu devrimci akımın partimize katılımıyla faşizme ve emperyalizme karşı daha güçlendiğimize inanıyoruz. Orhan Yılmazkaya'nın yaşam manifestosu DKP nin savaş manifestosudur ve gururla sahipleniyoruz.

Devamını Oku

Devrimci Demokrat Kamuoyuna

  

 

 

 

 

Devrimci Karargâh, 6 Şubat 2017 tarihi itibariyle bütün maddi ve potansiyel gücüyle DKP (Devrimci Komünarlar Partisi) /BÖG (Birleşik Özgürlük Güçleri) bünyesine katılma kararı almıştır.

Çünkü;

Devamını Oku

Kobanê zaferi, dünya ezilenlerin zaferi...

Uluslar arası emperyalist güçlerin Ortadoğu’yu yeniden dizayn etme ve halklarımızı bir birine kırdırma savaşında kendisine yeni alan açma fırsatı yakaladığını sanan faşist Türk devleti çeteler vasıtasıyla Kürt halkına karşı topyekûn savaş başlattı.

Devamını Oku

HBDH: Mevzilerimizi savunalım, direnişi büyütelim!

 

Ülke, topyekûn bir savaşa girmiş durumdadır. İçte ve dışta sonuçlarının ne olacağı bilinmeyen bu savaşın yegane sorumlusu Erdoğan çetesi ve AKP faşizminden başkası değildir. Yaşanan gelişmeler başlayan ve giderek yaygınlaşan savaşın, halklarımızı daha tehlikeli bir mecraya sürüklediği açıkça görülmektedir.

Erdoğan sultasındaki AKP ve onunla koalisyon halindeki MHP faşizminin topyekûn saldırı ve katliamları her geçen gün hız kazanıyor. Türkiye, Kürdistan ve Ortadoğu adeta bir kan gölüne dönüştü. Türk ordusunun çetelerden bayrağı devralarak ve elini, kolunu sallayarak girdiği Cerablus toprakları, tartışmasız bir biçimde açık işgal sürecinin başladığını göstermektedir. Yine faşizmin, bölgesel çapta girmeye hazırlandığı savaşın bir parçasının da “Musul’u işgal planı”nda somutlandığı görülmektedir. Kürdistan’a dönük başlatılan operasyonlar da aynı politikanın devamı niteliğindeki girişimlerdir.

Devamını Oku